|
HİPNOZ NEDİR? Hipnoz, çevresel ve de düşüncesel diğer uyaranlardan kısa bir süreliğine uzaklaşarak telkin alabilme düzeyine erişmektir.Hipnoz tıbbın her alanında tedavi, tedaviye destek, tedavi öncesi ve sonrasında hastanın hazırlanması ve tedavinin devamlılığının sağlanması aşamalarında her hangi bir yan etki olmaksızın kullanılan bilimsel bir yöntemdir.alternatif bir tedavi yöntemi degildir.uygun ellerde ve ehil kişiler (doktor,psikolog ,diş hekimi pdr)tarafından yapılması ve bunun terapilerle desteklenmesi uygundur.danışanın ne istediginin tespiti yapilıp yani onu dinleyip tedavinin düzenlenmesi konuyab odaklanması saglanıp, ona gerekli aydınlatıcı ve yol gösterici bilgilerin verilmesi olarak tanımlanabilir. TRANS: dikkatin bir noktaya toplanarak, beynin iç ve dış konuşmalarda dahil olmak üzere dışardan ve içeriden gelen milyonlarca uyarana kapatılması bilincin açık bir vaziyette bedenin gevşemesi haline trans denir. Trans halinde; dikkat kesildiğimiz şey dışından gelen ağrılı uyaranlardan, işitme, görmeye kadar birçok uyaranı fark etmeyiz. . Transa girdiğimizin en güzel göstergesi vaktin nasıl geçtiğini anlamamamızdır Trans hali, yani beynin dinleniyor olması mutluluk halidir.. Duygusal zeka kitabında Daniel Goleman trans halini akış hali olarak tanımlıyor ve akış halinin ortam, kişi vs. ile uyumlu olması gerektiğini belirtiyor. Trans halinde en önemli özelliğimiz telkine çok daha açık hale geliyor olmamızdır. Hipnoz anında transın derinliği (letarjiden somnambulizme kadar) farklı olmakla birlikte beyin dinlenmekte ve telkine açık hale gelmektedir. Yüzyıllardır insanlar bir çeşit trans hali gerçekleştirmek amacıyla birçok kimyasal madde kullandılar; bunlardan en çok bilineni halen çok sık tüketilen alkoldür. TELKİN: karşımızdaki kişi veya kişilere yapılan sözlü ve sözsüz yapılan eylemlere telkin denir.yani telkin olumlu ve olumsuz bir şekilde yapılabilir.bu yüzden etrafımızdan gelen butun duygu ve düşüncelerin hepsini kabul etmeden kendi süzgecimizden geçirip hayatımıza ve ruhumuza uygulamamız gerekir. İnsan öğrenen bir canlıdır. Öğrenme ya bizzat yaşayarak, ya telkinle, ya da çocukların öğrenme şekli olan modelleme ile gerçekleşir. Ebeveynlerimiz, öğretmenimiz, arkadaşlarımız, dini inançlarımız telkin eder. Atasözlerimiz de de telkinle ilgili mesajlar vardır (Birine kırk kez deli dersen deli olur, Bir musibet bin nasihatten iyidir, vs.). Telkin yapılan kişi telkin yapana direnç geliştirmişse telkin tam ters bir etkide yapabilir. Bu nedenle telkin olumlu mesajlar içermeli, uyum içerisinde ilgi ve dikkatin toplandığı bir anda verilmelidir. Telkin insanların deneyimlerinin, doğruların ve yanlışların aktarıldığı sözlerdir. Sosyal bir canlı olan insan iletişim anında karşısındakine telkinde bulunur. DERECELERİ NELERDİR? Hafif Trans :Hipnozun başlangıcında görülür. Hafif bir gevşeme hafif bir sersemlik halidir. Deneğin gözleri kapalı olduğu halde göz kapaklarında titremeler olur.Deneğin zihinsel faaliyetlerinde zayıflama, kol ve bacaklarda ağırlaşma, fizyolojik faaliyetlerde yavaşlama görülür.Bütün bunlara rağmen deneğin bilinci yerindedir. Orta Trans: Bu safhada hipnoz hali açık seçik biçimde görülür.Denek hipnozitörün sesine tam olarak şartlanır.etraftaki sesleri duymaya bilir.Duygular hipnozun bu safhasında kesinlik kazanır telkine tamamem açıktır. Tam ve Derin Trans: Tam ve derin transta, trans hali bozulmaksızın deneğin gözleri açtırılabilir. Deneğin gözleri açık olmasına rağmen, donuktur. Çevresindeki gürültülerin hiçbirini duymaz. Kendisine hipnotizörün verdiği şekli aynen, bozmadan korur. Deneğin gözlerinin bakışı sabittir. Tam uyuşukluk hali tüm vücuda yayılmıştır. Bu safhada denek üzerinde çeşitli testler rahatlıkla yapılabilir. En son durum sonbolbuluzim halidir. Danışanın tamamen kontrol altında oldugu ve her türlü tedavinin yapılabilecegi durumdur.bu her danışanda olamaz.vakaların yalnızca yüzde 20-30 oranında direkt olarak girer ve degişim ve etkileşim hızlı bir şekilde saglanır. DEĞİŞİK HİPNOZ ÇEŞİTLERİ Kişisel hipnoz: Bir kişinin hipnoz edilmesidir. Grup hipnozu: Birden çok kişinin aynı anda birlikte hipnotize edilmesidir. Kollektif hipnoz: Kalabalık sayılabilecek insan grubunun topluca hipnoz edilmesidir. Grup hipnozundan farkı, hipnotize olan insanların sayıca farklı oluşudur. Sosyal hipnoz: Genel olarak toplum baskısı ve kontrolü sonucu ortaya çıkar. Bireylerin toplu olarak uyumlu davranış göstermeleri sosyal hipnozun en belirgin yanıdır. Sosyal hipnozda hipnotizör rolünü toplum liderleri üstlenirler. Otohipnoz: Kişinin bir başkasına ihtiyaç duymaksızın kendi kendini hipnotize etmesidir. Yol hipnozu: Özellikle uzun ve düz yolda otomobil kullanan sürücülerin yol hipnozuna girdikleri bilinir. Aşırı yorgunluk, uykusuzluk, sessizlik, trafiğin serbest ve rahat oluşu yol hipnozunun meydana gelmesini kolaylaştırır. Uyanıkken hipnoz: Hipnozlu kişi, gözleri açık olarak uyuması telkin edilmişse, gözleri açık bir şekilde uyuyabilir. Sürekli hipnoz: Denek önce derin transa sokulur ve sonra da telkin yapılarak, bu durumun uzun süre sürdürülmesi sağlanır. Analitik hipnoz: Danişanın olusan probleminin temel noktalarını tesbit etmek için yapılan kişinin tdv yapıldıgı regresyonun kullanıldıgı bir yontemdir. HİPNOZUN TARİHÇESİ: HİPNOZ (Hypnos) kelimesi mitolojiden gelmektedir. Bu ismi ilk olarak İngiliz Dr.Braid kullanmıştır. Transa giren kişinin dışarıdan görüntüsünü "uyku hali''ne benzettiğinden buna hypnosis=HİPNOZ adını vermiştir. Yunan mitolojisine göre Hypnose,Nyks(gece)'in oğludur. Morfeus (rüyalar tanrısı) ise Hypnose'un 3000 çocuğundan biridir. Hypnos da uyku ve düş tanrılarının tümü gibi kanatlıdır. Hypnos,mitolojide yorgun insanların anılarına sihirli değneği ile değmek, karanlık kanatları ile yelpazelemek ya da bir boynuzdan, kişilerin üzerine uyku verici bir madde dökmek suretiyle onlara uyku verir Hypnos: mitolojide uykunun kişileştirilmiş şekli. Gece ile Astreusun oğlu ve hanatos*un ikiz kardeşi. Çoğu zaman kanatlı bir varlık olarak tasvir edilir. Karaları ve denizleri hızla aşar ve canlıları uyutur. Efsaneye göre Endymion'a aşık olan Hypnos ona gözleri açık uyuyabilme yeteneğini vermişti, çünkü sürekli olarak sevgilisinin gözlerine bakmak istiyordu. Hipnozu ilk kez Avusturyalı hekim Franz Anton Mesmer (1734 - 1815) kullanmıştır. Bilimsel hipnozun başlangıcı olarak Mesmer'in "Yıldızların İnsan Vücudu Üzerindeki Etkileri" adlı tezinin tarihi olan 1765 senesi kabul edilir. Mesmer Viyana'da başarılı olamayınca 1778'de Paris'de bir klinik açarak çeşitli hastalıkları tedaviye başlamıştır. Mesmer hipnoz sayesinde histerik kökenli bir çok hastalığı tedavi etmesine rağmen meslektaşları tarafından "şarlatan" ilan edilerek Paris'i terk etmeye zorlanmıştır. 19. yüzyıl sonunda Liebault ve Bernheim adlı iki hekim Nancy'de histeri ve hipnoz arasındaki ilişkileri inceleyerek histerinin hipnoz altında telkinle ortadan kaldırılabileceğini bulmuşlardır. Bu görüşleri paylaşan hekimler Fransa'da Nancy ekolü olarak anıldılar. 1880 yılında Fransız Nörolog Jean Martin Charcot da hipnozla ilgilendi ve çalışmaları sayesinde hipnozun normal bir psikolojik hadise olduğu anlaşıldı. Hipnoz modern tıbbi anlamda ilk kez Jean M. Charcot tarafından 1882 ‘de Fransız Bilimler Akademisinde yaptığı bilimsel bir sunum ile dünyaya tanıtılmıştır. Onun öğrencisi olan Pierre Janet ise, hipnoz ile çoğul kişilik vakalarının tedavisindeki başarısı ile psikiyatri dünyasına adını altın harflerle yazdırmıştır. Bugünkü psikoanaliz ve psikoterapi alanlarındaki büyük değişimlere neden olacak büyük buluşma Sigmund Freud'un Charcot ile tanışması ile başladı. Sigmund Freud 1886 yılına kadar Charcot ile çalışan Freud Viyana'ya döndü ve 1887 yılına kadar hipnoz ve histeri üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde psikoanalizin temellerini attı. Tüm bu çalışmaların bir teoriye dönüşmesi Freud'un çalışma arkadaşı Joseph Breuer sayesinde oldu. Hastalar hipnoz altında iken sorulara açık yanıtlar veriyor ve uyandıklarında rahatlıyorlardı. Arıtma anlamına gelen bu yönteme tıpta "katharsis" (catharsis) denmiştir. KİMLER HİPNOTİZE OLABİLİR? İnsanların hepsi hipnoza durumlarına göre yatkındır.hipnoz olmak isteyenlerin yaklaşık olarak bu %90'i belirli bir ölçüde hipnotize olabilirler. Bu bireyin telkin alma derecesine bağlıdır. İnsanların yaklaşık % 25'i derin hipnoza girebilir. Zeki ve hayalgücü zengin olanlar çok iyi hipnotize olurlar. Aydınlar, disipline alışkın kişiler, askerler, hemşireler, sporcular, ilkokul ve lise çağındaki öğrenciler kolaylıkla hipnotize edilebilirler. KİMLER HİPNOZ OLAMAZ? 5 yaşından küçük olan çocuklarla, 70 yaşın üzerindeki büyüklerin hipnoz olması zordur. Zihinsel herhangi bir rahatsızlığı olan kişiler, zeka seviyesi (IQ'su) düşük kişiler, bunaklar, konsantrasyon zorluğu yaşayan kimseler, hipnoz olmak istemeyen, korkan, oto kontrolü elden bırakmak istemeyen kişiler de hipnoz olamazlar. HİPNOZLA İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER: -Hipnoz sırasında normal zamanda size yanlış gelen, söylemek istemediğiniz size zarar verebileceğini düşündüğünüz veya yapmadığınız istemediğiniz hiç bir şeyi yapmazsınız. -Hipnoz bir uyku olmadığı için uyuyup ta uyanmamak gibi bir şey yoktur. -Danışanların hiçbir zaman sırlarını ögrenmek veya istemedikleri bir şey yapılamaz |