Konya Terapi, Hipnoz, Reiki, EFT, Akupunktur, Cinsel Terapi

 
ANASAYFA | HAKKIMDA | TÜM YAZILAR | İLETİŞİM



    KATEGORİLER
» Hipnoz
» Psikoterapi
» Reiki
» EFT
» Akupunktur
» Cinsel Terapi
» Kelebek Terapisi
» Seminer ve Danışmanlık
» Psikolojik Testler
» Ergenlik Sorunları
» Psikolojik Danışma




başlıklarda yazı içeriğinde    [gelişmiş arama]
Yazı Boyutu:

    
Acı Kontrolünde Direnci Kullanabilmek: Cathy'nin Korkunç Nakaratı
Bu gece size resmi bir konferans vermeyeceğim. Bunun yerine hipnozun
nasıl başarılı biçimde kullanıldığına ilişkin örnekler sunacağım.
Vermek istediğim ilk örneklerden biri, 11, 9 ve 7 yaş larında üç çocuk
annesi, 36 yaşında kanserden ölen bir kadınla ilgili. Cathy bana bir
hasta olarak geldi ve onu gönderen doktor, bana şu bilgileri verdi:
"Hastam için ameliyat, X ışını tedavisi, implantasyon ve her tür
uyuşturucu yoluna başvuruldu. Ama hiçbiri acısını kesmekte başarılı
olamadı. Kalan kısa zamanında onu biraz rahatlatmak için hipnoz
yöntemini kullanır mısın?" Bu hastayı evinde ziyaret ettim. Oturma
odasına girdiğim anda, yatakodasından gelen korkunç nakaratı duydum:
"Canımı yakmayın... canımı yakmayın... canımı yakmayın... beni korkutmayın...
beni korkutmayın... canımı yakmayın... beni korkutmayın... beni korkutmayın...
canımı yakmayın!..."
Yakınlarına sorunca, uyanık olduğu sürece Cathy'nin bu kelimeleri
sürekli tekrarladığını öğrendim. Onu dinlemek kesinlikle berbattı.
Kendime, böyle davranan bir hastaya ne tür bir hipnoz tekniği
uygulamam gerektiğini sordum.
Hastaya Kendini Emniyette Hissettirmek ve Dikkatini Çekmek İçin Ona
Katılmak
Yatakodasına girdiğimde, Cathy'yi sağ tarafa dönük, büzülmüş, gözleri
kapalı halde kelimeleri tekrarlarken buldum. Yirmi-otuz dakika kadar
onu dinledim ve kelimelerin ritmini, vurgulamalarını yakalamaya
çalıştım. Uyum sağlayacak kadar dinledikten sonra ben de ona şu
kelimelerle katıldım: "Canını yakacağım, canını yakacağım, canını
yakacağım; seni korkutacağım, seni korkutacağım, canını yakacağım."
Yanında kaldım ve Cathy ile birlikte on dakika kadar nakaratı
söylemeye devam ettim. Sonunda gözlerini açtı, bana baktı ve sordu:
"Neden canımı yakmak istiyorsun?"
"Sana yardım etmek istiyorum," dedim.
Nakaratını söylemeye devam etti; ben de kendiminkini.
Birkaç dakika sonra Cathy tekrar sordu: "Canımı nasıl yakacaksın?"
"Bilmen gereken bir şeyi öğreterek," dedim.
Nakaratını söylemeye devam etti; ben de kendiminkini.
Birkaç dakika daha geçtikten sonra ne planladığım konusunda bana yine
sorular sordu; canını nasıl yakacağımı öğrenmek istiyordu.
"Çok basit," diye açıkladım. "Sağına dönmüş ve büzülmüş halde yatakta
yatıyorsun. Ben de seni öbür tarafa çevireceğim. Ama vücudunu
kıpırdatmadan; sadece zihnindeki yatakta. Bunu düşün. Kollarını nasıl
kıpırdatacağını, omuzlarını nasıl kıpırdatacağını, bacaklarını nasıl
kıpırdatacağını, vücudunu nasıl kıpırdatacağını düşün; bunların
hepsini zihninde yaptıktan sonra da bana söyle."
Cathy nakaratına geri döndü ve bende kendiminkiyle ona katıldım. Bu
onu yatakta dönme konusuna geri getirecekti.
Sonunda "Tamamen döndüm," dedi.
"Pekâlâ," dedim. "Şimdi canını biraz daha yakacağım. Diğer tarafa
dönmeni istiyorum." Zihinsel olarak diğer tarafa döndü.
Yine sordu: "Şimdi bunu neden yaptın?"
"Sana bir şey öğretmek istiyorum," dedim. "Canını yakabildiğimi, ama
canını yakabiliyorsam aynı şekilde canını yakmayı kesebileceğimi de
öğretmek istedim. Ve eğer canını yakmayı kesebiliyorsam, kendi canını
yakmanı da kesebilirim."
Bu ona güzel bir fikir gibi görününce, doktorunun onun hakkında bana
anlattıklarından bahsettim.
"Evet," dedi, "on ay içinde öleceğim ve ölmek istemiyorum; ayrıca
canım çok yanıyor. Bu konuda hiçbir şey yapamadılar. Bana ilaç
veremiyorlar. Benim için hiçbir şey yapamıyorlar."
"Ben bunun için buradayım," dedim. "Bu konuda bir şey yapmak için.
Seni korkutarak, canını yakarak başladım ve sen de artık biliyorsun,
çok iyi biliyorsun ki, sana ve senin için bir şeyler yapabilirim."
Bu oldukça karmaşık görünebilir, ama bu olay ona ve belki onun için
bir şey yapabileceğimi Cathy'ye öğretmişti.
Ardından hastalığıyla ilgili onunla konuştum. Sağ göğsü ameliyatla
alınmıştı, ama kanserin bütün vücuduna yayılması önlenememişti; leğen
kemiğine, omurgasına... bacaklarına.
Yeni Düşünceleri Alması için Zihni Karıştırmak ve Dolaylı Acı Kesimi
Ona öğreteceğim bir sonraki şeyin kolayca anlayamayacağı bir şey
olduğunu, ama ondan istediğim şeyleri tam anlamıyla yapana kadar beni
dinlemesi gerektiğini söyledim. Ona sağ ayak tabanında hayatında
şimdiye dek hissettiği en berbat, en korkunç kaşıntıyı oluş turmasını
söyledim.
"Bunu neden yapayım?" diye sordu.
"Çünkü," dedim, "burada doktor benim ve sen hastamsın. Devam et ve o
kaşıntıyı oluştur."
Kaşıntıyı yaratmak için uğraştı, uğraştı ve sonunda bütün çabalarına
karşın sağ ayağının tabanında sadece bir uyuşma hissi
oluşturabildiğini söyleyerek özür diledi. Hemen o anda, orada o
uyuşmayla ilgilenmeye başladım.
(Bu nasıl oldu?) Neden yaptırdığımı anlamadan ayağında kaşıntıyı
oluşturmaya çalışırken, kafası karıştı ve zihni ona söyleyeceğim her
şeyi almaya açık bir hale geldi. Bu yüzden hissettiği anda o uyuşmaya
yöneldim.
"Cathy," dedim, "o uyuşmayı incelemeni istiyorum, çünkü ona bir şey
olacak. Bileğine, baldırına, kaval kemiğine ve dizine doğru yayılacak.
Dizinin üzerine çıkarak kalçana ulaşacak ve karnının ortasından geçip
dönerek sol bacağına yayılacak ve sol ayak tabanına kadar uzanacak."
O trans denemesinde Cathy sol bacağını da sağ bacağı gibi uyuşturmayı
başardı.
Kendini oldukça rahatlamış hissediyordu ve acısı azaldığı için
memnundu, ama bundan sonra ne yapacağı sorusu ortaya çıkmıştı.
"Cathy," diye başladım, "şimdi bu uyuşmayı üst bedenin sol ve sağ
tarafına yayacağız. Sağ ayağınla başladık. Belki bedeninin
soltarafıyla başlamak adil olabilir."
Bedeninin sol tarafıyla çalışmak istiyordum; çünkü ur sağ göğsünde
olduğundan, dikkatini sol tarafa vermek yararlı olabilirdi. Yavaş bir
şekilde bir uyuşma sağladım, bunu giderek omzuna doğru yaydım. Sonra
uyuşma sağ tarafına geçti ve bir bölge dışında bileğine kadar bütün
sağ tarafını sardı. Ve bu uyuşma sayesinde hastalığının acısını
azaltabilmeme karşın bir açıdan hatalı davrandığımı söyleyerek özür
diledim. Ameliyat izinin bulunduğu yerdeki acıyı dindiremeyecektim.
Bütün acıyı silmek yerine, yapabileceğim en iyi şeyin ameliyat izinin
bulunduğu bölgede rahatsız edici, sevimsiz bir sivrisinek ısırığı
bırakabileceğim olduğunu söyledim. Son derece rahatsız edici bir şey
olacaktı; kendini çaresiz hissedeceği bir şey; durdurmak isteyeceği
bir şey. Ama dayanılır olacaktı ve bu noktayı Cathy'nin zihnine
kazıdım. Her şeyi tamamlamam dört saatimi aldı.
Cathy'yi ilk kez 26 Şubat'da ziyaret etmiştim. Onu bir daha birkaç
hafta sonra Mart ayında bir saat gördüm. Mart'ın sonuna doğru yaklaşık
bir saat daha yanında oldum ve Nisan'da da onunla yaklaşık yirmi
dakika geçirdim.
Bir seansta, Cathy'ye daha fazla yemesi gerektiğini, aksi taktirde
hızla kilo kaybedeceğini söyledim ve bifteklerin ne kadar lezzetli
olduğunu açıklamak için oldukça uzun denebilecek bir süre yanında
kaldım. İyi bir damak zevki edindi ve yanından ayrıldığımda biftek
kızartmak için kendine bir ortak bulmuştu.
Temmuz'a kadar Cathy'yi bir daha görmedim ve fazla ömrü kalmadığını
biliyordum. O pe rasyon bölgesindeki sinek ısırığı dışında ağrısı
yoktu. Ağustos'un ilk haftasında bilincini kaybedip iki saat sonra
öldüğünde, Cathy bir arkadaşıyla sohbet ediyordu.
Gelin bu olayı bir inceleyelim. Cathy'yle iletişim kurmak zorundaydım,
ama önüme korkunç bir engel örüyordu. Ona yaklaşabilmemin tek yolu,
kendisine katılmak ve böylece dikkatini çekmekti. Zihnini acıdan uzak
tutmak için bir nakarat tutturuyordu ve acısını kimseyle
paylaşamıyordu; ama zorla da olsa benimle paylaşmasını sağladım.
İnsanlar şarkı söyler, sızlanır ya da homurdanır; bu, acıyı bir
şekilde kafalarından atmalarını sağlar. Cathy tam olarak
bunuyapıyordu. Ben de ona katıldım. Söylediğim, benim nakaratım
değildi; onunkiydi. Ve "Canını yakacağım, seni korkutaca ğım" derken,
ne demek istediğimi sorgulamak zorunda kaldı.
Ardından, kendisi için bir şey yapabileceğimi Cathy'ye vurgulamak
istedim. Bana göre içeri girip "Hastalığından kaynaklanan acıyı
azaltabilirim" demek çok aptalca bir şey olurdu. Hiçbir doktor acısını
azaltmayı başaramamıştı; biliyordu. Ona iki ay vermişlerdi ve tamamen
bir yabancı olarak yanına gelip "Seni acıdan kurtarmak için hipnotize
edeceğim" demem kesinlikle işe yaramazdı. Bunun yerine, ona canını
yakabileceğimi ve bunun çok doğal olduğunu gösterdim. Bunun
yapılmasını istemeyecekti. Kendini çaresiz hissediyordu. Canını
yaktım. Ona göstermek istediğim, ona yapabileceğim şeyler karşısında
çaresiz olduğuydu.
Gerçekçi Acı Dindirme: Acının Yokluğunu Vurgulamak için Yerine Kaşıntı
Bırakmak
Ardından sol ayağının tabanında bir kaşıntı oluşturmasını istedim;
operasyon bölgesinden olabildiğince uzakta. Ve elbette, böyle bir şeyi
başarmak yerine sadece uyuşturmayı başarabildi. Şimdi, hastanın asıl
istediği neydi? Kaşıntımı, yoksa uyuşma mı? Uyuşmayıyaratan kendisiydi
ve ben de o uyuşmayı kullanarak bütün vücu duna yayacak kadar
zekiydim; yine hasta bölgeden olabildiğince uzak tutarak önce
bacaklarına yayıp, oradan göğsüne çıkararak.
Doktorların hastalarında sık tekrarladıkları fazla ağzı sıkı olma ve
bir şeylerin üzerini örtmeye çalışma hatasına düşmedim. Cathy
öleceğini biliyordu ve canı yanıyordu; acısını hafifletmem
gerekiyordu. H ayatının geri kalanında-26 Şubat'dan Ağustos'un ilk
haftasında öldüğü günedeğin-o kadar yoğun acıyı ortadan
kaldırabilmişken neden küçük bir kaşıntıyı gideremediğimi Cathy merak
etmiş olabilir. Bu, Cathy'nin düşünmesini istediğim bir şeydi. Acının
çok büyük bölümünün silindiği ve geride kalan küçük kaşıntıya da
yanılabileceği gerçeğini zihnine iyice kazımasını istiyordum.
           ALINTI



1 2 3 4 5
Bu yazıyı oylayın     Kötü
İyi    

 Ziyaretçi Mesajları

Henüz mesaj gönderilmedi...


    HAKKIMDA

 Dr. Ali ALTINKAYA
 İletişim Bilgileri
 Broşür Kapak / İçerik

  Seçenekler
» En çok okunanlar
» Sık Kullanılanlara Ekle
» Giriş Sayfam Yap

   Bülten Aboneliği
E-mail listemize katılın, yeniliklerden haberdar olun..
İsminiz: 
Email:   

Copyright 2007 © HipnozKonya.com

Giriş | Çıkış | Yukarı