Konya Terapi, Hipnoz, Reiki, EFT, Akupunktur, Cinsel Terapi

 
ANASAYFA | HAKKIMDA | TÜM YAZILAR | İLETİŞİM



    KATEGORİLER
» Hipnoz
» Psikoterapi
» Reiki
» EFT
» Akupunktur
» Cinsel Terapi
» Kelebek Terapisi
» Seminer ve Danışmanlık
» Psikolojik Testler
» Ergenlik Sorunları
» Psikolojik Danışma




başlıklarda yazı içeriğinde    [gelişmiş arama]
Yazı Boyutu:

    
Bir anne onbir yaşındaki kızını bana getirdi. Yatağını ıslattığını
duyar duymaz kızın bana hikayeyi anlatabileceğini düşünerek anneyi
odadan çıkardım. Kız bana küçük yaşından beri bir mesane sorunu
olduğunu, bir üroloğa göründüğünü ve beş-altı yıldır, belki de daha
uzun zamandır sorununun yerleşmiş olduğunu söyledi. Yüzlerce defa
düzenli olarak muayene edilmişti vezamanla enfeksiyonun böbreklerden
birinde odaklandığı anlaşılmıştı. Sonra temizlenmişti ve dört yıl önce
enfeksiyondan kurtulmuştu. Yüz lerce defa muayene edildiği için
mesanesi ve büzgeni çok esnemişti ve her gece uykuya dalıp mesanesi
gevşer gevşemez yatağını ıslatıyordu. Gün içindede, gülmediği sürece
kendini güçde olsa kontrol edebiliyordu. Gülmeyle ortaya çıkan
gevşeme, külo dunu ıslatmasına neden oluyordu.
Anne ve babası, böbreğinin tedavi olduğunu ve enfeksiyonunun geçtiğini
düşündükleri için kendini kontrol etmesi gerektiğine inanıyorlar dı.
Kendisine kötü isimler takan ve alay eden, üç yaş küçük bir kız
kardeşi vardı. Bütün anneler, onun yatağını ıslattığını biliyordu.
Okuldaki iki-üç bin çocuk, güldüğünde kendini tutamayıp külodunu
ıslattığını biliyordu. Bu yüzden de sürekli alay konusu oluyordu.
Uzun boylu, çok güzel bir kızdı ve beline kadar uzanan sarı saçları
vardı. Aslında çok çekiciydi. Ama toplum dışına itiliyor, sürekli alay
konusu oluyordu ve artık buna dayanamıyordu. Komşularının acıyan
bakışlarına, ço cukların ve kızkardeşinin alaylarına katlanmak zorunda
kalıyordu. Yatağını ıslattığı için arkadaşlarıyla yatılı partilere
katılamıyor, akrabalarında kalamıyordu. Doktora görünüp görünmediğini
sordum. Çok sayıda doktora göründüğünü, tüplerce hap yuttuğunu,
şişelerce ilaç içtiğini, ama hiçbirinin işe yaramadığını anlattı.
Benim de diğer doktorlar gibi olduğumu ve yardımcı olamayacağımı
söyledim. "Ama sen bir şeyi zaten biliyorsun, ama bildiğinin farkında
değilsin. Bildiğin şeyin ne olduğunu anladığında, kuru bir yatağa
kavuşabilirsin." dedim.
Sonra ekledim; "Sana çok basit bir soru soracağım ve çok basit bir
cevap istiyorum. İşte soru. Tuvalette oturmuş çişini yaparken
tanımadığın bir adam kapıdan başını uzatıp içeri baksaydı ne
yapardın?"
"Donup kalırdım!"
"İşte. Donup kalırdın; ve çişini yapamazdın. İşte, cevabı biliyorsun,
ama bildiğinin farkında değildin. Yani, uyarıcı bir olguyla
karşılaştığında, çişini kontrol edebilirsin. Tuvaletin kapısından
yabancı bir adamın başını uzatmasına gerek yok. Fikrin kendisi
yeterli. Durursun. Donarsın. Ve adam uzaklaştığında çişini yapmaya
devam edersin.
"Kuru bir yatağa kavuşmak zor bir iş. Bunu ilk kez başarman için iki
hafta geçmesi gerekebilir. Ve çişini tutup tekrar devam etmek için çok
fazla alıştırma yapmalısın. Bazı günler bu alıştırmayı yapmayı
unutabilirsin. Sorun değil. Bedenin sana uyacaktır. Daima sana daha
fazla fırsatlar sunacaktır. Bazı günler bu alıştırmayı ya pamayacak
kadar yoğun olabilirsin, ama bu da sorun değil. Bedenin sana daima bu
konuda fırsatlar verecektir. Üç ay içinde sürekli bir kuru yatağa
kavuşursan, çok şaşırırım. Ama altı ay içinde bunu başaramazsan da
aynı derecede şaşırırım. Ve yatağı bir gece ıslatmamayı başarmak, arka
arkaya iki gece ıslatmamayı başarmamaktan da ha kolaydır. Üç gece
üstüste bunu başarman ise daha da zor dur. Ama sonrasında giderek
kolaylaşır. Dört, beş, altı gün, hatta tam bir haftayı kuru bir
yatakla geçi rebilirsin. Ve bir kez bunu başardığında, bir haftayı
daha kuru geçirebileceğini bilirsin."
Kızla görüşmem bitmişti. Yapabileceğim baş ka bir şey yoktu. Onunla
yaklaşık birbuçuk saat geçirdikten sonra gönderdim. Yaklaşık iki hafta
sonra, bana bir armağan getirdi; inek desenli mor bir çarşaf. Artık
kuru bir yatakta uyuyabiliyordu. Bu armağanı sevmiştim. Ve altı ay
sonra artık arkadaşlarının, akrabalarının evinde gece yatısına
kalabiliyor ve otellerde yatılı partilere katılabiliyordu. Çünkü
terapisine devam edecek kadar azimliydi. Anne ve babası sabırsız
olmasına karşın, tedaviye ihtiyacı olanın onlar ya da ona kötü isimler
takan kız kardeşi veya onunla alay eden okul arka daşları olduğunu
sanmıyordum. Ailesinin onun yatağını ıslatmaması için gayret
sarfettiğini düşünüyordum. Kızkardeşi ve okul arkadaşları da bu konuda
sorumlu değildi; komşuları da öyle. Babasına, annesine, kızkardeşine
ya da başka birine bir şey açıklamak gerektiğini düşünmedim. Sadece
zaten bildiği, ama farkında olmadığı bir şeyi ona söyledim.
Hepiniz, büyürken mesanenizi boşalttığınızda orada bir şey kalmadığını
öğrenirsiniz. Ve bundan emin olursunuz. Asıl önemlisi, hepiniz
çişinizi yarıda kesmenizi ve daha sonra tekrar devam etmenizi
gerektiren ani durumlarla karşılaşmışsınızdır. Herkes bu deneyimi
yaşamıştır; ve o bunu unutmuştu. Bütün yaptığım, zaten bildiği, ama
farkında olmadığı bir şeyi ona hatırlatmaktı.
Diğer bir deyişle, terapi sırasında hastanıza birey olarak yaklaşmalı,
yatağını ıslatma sorununun ailesini, kızkardeşini, komşularını ve okul
arkadaşlarını değil, sadece kendisini ilgilendirdiğini vurgulamanız
gerekir. Ve bilmesi gereken tek şey, zaten bildiği bir şeydir;
terapinin diğerlerini ilgilendiren kısmı, kendi davranışlarına dikkat
etmeleridir.
Psikoterapi, hastaya ve öncelikle sorunun kendisine odaklan malıdır.
Ve şunu unutmayın; herkesin kendine has bir lisanı vardır ve bir
hastayla konuşurken, kendine ait bir dille konuştuğunu bilerek
dinlemeli, kendi terimlerinizle anlamaya çalışmamalısınız. Hastayı,
kendi dilinde anlayın.
                                                            ALINTI



1 2 3 4 5
Bu yazıyı oylayın     Kötü
İyi    

 Ziyaretçi Mesajları

Henüz mesaj gönderilmedi...


    HAKKIMDA

 Dr. Ali ALTINKAYA
 İletişim Bilgileri
 Broşür Kapak / İçerik

  Seçenekler
» En çok okunanlar
» Sık Kullanılanlara Ekle
» Giriş Sayfam Yap

   Bülten Aboneliği
E-mail listemize katılın, yeniliklerden haberdar olun..
İsminiz: 
Email:   

Copyright 2007 © HipnozKonya.com

Giriş | Çıkış | Yukarı